Translate

3 Aralık 2014 Çarşamba

Masalsı, bohem, romantik, kasvetli,sevimli, yağmurlu, efsunlu şehir Prag, Çek Cumhuriyeti

Çek Cumhuriyeti / Prag / 2011



Old Town Köprüsü Kulesi 
64 metrelik kulenin doğu ve batı ön yüzlerinde heykel süslemeleri bulunmaktadır. 
Masalsı, bohem, romantik, kasvetli,sevimli, yağmurlu, efsunlu...bu şehri tanımlamak için hangi sıfatı önce kullanacağınızı bilemiyorsunuz. Hitler'in bombalamaya kıyamadığı güzel şehir.. Şehrin ruhunu daha iyi anlayabilmek için, gitmeden önce Franz Kafka'nın da bir eserini okuyup gitmenizi tavsiye ederim. 
Prag (Çekçe Praha) Çek Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük şehri. Geçmişte Çekoslovakya'nın da başkentiydi. Orta Bohemya'da Vltava Nehri'nin üzerinde yer alır ve 1.2 milyon nüfusu vardır. 1992 yılından beri UNESCO'nun Dünya Mirasları Listesi'nde. 
Yüzlerce yıl Bohemya’ya başkentlik eden kent zarif köprüleri, katedralleri, altın şapkalı kuleleri ve kilise kubbeleri, kuğulu Vltava Nehri ile ziyaretçilerini büyülüyor. II. Dünya Savaşı’ndan neredeyse hiç zarar görmeden çıkan şanslı kentin Ortaçağ tarzı merkezi, arkasında gün batımıyla doğuya doğru bakan dokuzuncu yüzyıldan kalma kalesinin gölgesindeki kilise çanları, katedralleri, avluları ve Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezen meraklılarıyla her zaman canlı, kalabalık ve romantik. 


Ayrıca diğer Avrupa şehirlerine göre daha ucuz. Herhangi bir dine inanmayanların oranı fazla olduğundan kiliseler genelde ibadet değil, klasik müzik konseri verilen alanlara dönüşmüş. Özelikle mayıs ve eylül ayları gezmek için oldukça uygun zamanlar. Kışı oldukça sert olan Prag yazında çok fazla yağmur yağıyor. 

Her bir köşesinden sanat fışkıran bu şehirde bir zamanlar burada yaşamış olan ünlü yazar Franz Kaffka adına bir müze ve Goethe adına bir cafe var.  Müzelerin şehrin dört bir yanına dağıldığını söyleyebilirim. Barbie Müzesinden, Seks Müzesine, Orta çağ İşkence Aletlerinin sergilendiği Müzeden, Komünizm Müzesine kadar birçok ilginizi çekecek yeri ziyaret edebilirsiniz. Doyasıya ve geniş bir tur düşünüyorsanız en az 5 gün kalmanızı tavsiye ederim.


Dünyanın En Büyük Antik Kalesi / Prag Kalesi 



Dünya’nın en büyük kalelerinden birisi olan Prag Kalesi, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en büyük antik kalesidir. 570 metre uzunluğunda ve 130 metre genişliğindedir. Bohemya ve Kutsal Roma İmparatorluğu kralları ve Çekoslovakya ve Çek Cumhuriyeti devlet başkanları bu mekanda ofisler bulundurmuşlardır.Kalenin ilk kısımlarının kurulması 9. yüzyıla (870) kadar gitmektedir. İlk inşa edilen kısmı kilise binasıdır. Georgios Bazilikası ve Vitus Bazilikası 10. yüzyılda inşa edilmiştir. Bohemya döneminde bir manastır Georgios Bazilikası’nın yanına eklenmiştir.

Romanesk mimari tarzındaki bir saray da 12. yüzyılda eklenmiş, 14. yüzyılda da saray Gotik tarz ile yeniden inşa edilmiş, kalede de güçlendirme çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca Vitus Bazilikası’na ait rotunda ve basilika kısımlarınin inşaatı ancak altı yüzyıl sonra tamamlanabilmiştir..
İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Çekoslovakya’yı işgal etmesinin ardından bu kale işgal kuvvetleri komutanı Reinhard Heydrich’in idare merkezi olmuş; işgalin sona ermesinden sonra Soğuk Savaş boyunca komünist hükümetin idare ofisleri olarak kullanılmıştır. Çekoslovakya'nın dağılmasından sonra bu kale Çek Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanlığı Sarayı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
70.000 bin metrekarelik alana kurulu alan içinde birçok önemli yapıda bulunmaktadır.
Aziz Vitus Katedrali
Bu katedralin gerçekten görüntüsü çok etkileyici. Köln katedrali gibi büyük ve heybetli. Yanında küçüçük hissediyorsun kendini. Ayrıca içindeki renkli cam işlemeleri ise muhteşem. Prag’daki en önemli ve en büyük kiliselerden biridir. 1300'lü yıllarda inşasına başlanan katedral, eski Prag Krallarının mezar yeri olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca Çek kraliyet ailesine ait mücevher ve hazinelerin bir kısmı da burada saklanmaktadır.


St. Vitus Cathedral 124 x 64 metre ölçülerindedir. Ana kulesi 96.5 metre yüksekliğinde ve ön kuleleri 82 metre yüksekliğindedir. Gotik mimarinin başarılı örneklerinden olan katedral, Prag’ın simgelerinden biridir.
St. George Bazilikası




Kilisenin geçmişi, Bohemya Dükü 1. Vratislaus’un kiliseyi kurduğu 920 yılına kadar dayanır ve Bohemya’nın ilk şehidi Düşes Ludmilla 925 yılında buraya defnedilmiştir. 973 yılında St. George Manastırının kurulması sayesinde kilise genişlemiştir ve yapılan çalışmalarla Erken Roma stili, üç koridorlu bir bazilikaya dönüştürülmüştür. 1142 yılında çıkan bir yangın binaya büyük zarar vermiştir, ancak günümüzde gördüğümüz kilise şekline getirilmiştir.
Kiliseye yıllar içerisinde çok çeşitli eklemeler yapılmıştır, bu eklentiler 1142 yılındaki yeninden inşa sırasında kireçli toprak taşından yapılan iki kule ve bunlarla birlikte yapılan iki sıra Roma stili pencere ile başlamıştır. 13. Yüzyılda Ludmila Şapeli eklenmiş ve naşı da buraya defnedilmiştir. Meryem Ana’yı taçlandıran melekleri ve 1. Ottokar ile Baş Rahibe Agnes’i gösteren rölyefler de dahil olmak üzere orijinal yapının büyük çoğunluğu korunmuştur.
Yapılan diğer eklentiler arasında S. George’un bir ejderha ile savaşmasını gösteren kilise ana kapısı; 17. Yüzyılda tamamlanmış kilisenin Barok tarzda tasarlanmış batı cephesi; büyük ihtimalle Johann-Georg Bendl tarafından yapılmış olan ve kilisenin önünde bulunan kefeki taşından heykeller, 1718 ve 1722 yılları arasında yapılan Barok Nepomuklu St. John Şapeli; ve kilisenin içindeki Nepomuklu St. John heykeli bulunmaktadır.
Günümüzde dini açıdan aktif olarak kullanılmasa da günümüzde Çek Ulusal Galerisi 19. Yüzyıl Bohem Sanat Koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Bohem ve barok tarzda birçok değerli eser manastır içerisinde görülebilir.
Golden Lane

Prag Kalesi’nde yer alan küçük bir sokaktır. Bir efsaneye göre simyacılar sokaktaki metali altına dönüştürmeye çalışmışlardır. Fakat bilinen gerçek 17. yüzyılda kuyumcuların burada yaşadığı ve sokağa bu adın da bu nedenle verildiğidir. 15. yüzyıldan kalma olan Golden Lane’de 11 tane tarihi ev bulunmaktadır. Sokağa giriş ücretlidir. Fakat sadece bu giriş bileti yoktur. Prag Kalesi bileti aldıktan sonra bu sokağı da görebilirsiniz.
Old Royal Palace

Prag Kalesi’nde yüzyıllarca Çek idarecilerine ev sahipliği yapan saraydır. 12. yüzyılda inşa edilen saray zaman içerisinde birçok kez tamir geçirmiştir. Gotik ve Rönesans mimari tarzlarını birleştiren saray içerisinde görülecek birçok önemli kısım bulunmaktadır. Vladislav Hall, Orta Çağ Prag’ında en büyük salondur. All Saints’ Church de görülmesi gereken bir başka noktadır.
Prag Kalesi Resim Galerisi 
Prag gezilecek yerler listesindeki bir diğer sanat galerisidir. İmparator Rudolph II ünlü resim koleksiyonlarına ev sahipliği yapmaktadır. Resim galerisi içerisinde Titian, Aachen ve Rubens gibi ünlü isimlerin yüzde fazla eseri burada görülebilir. 
Belvedere Sarayı (Royal Summer Palace)

Kale içerisine Habsburg döneminde Rönesans stilindeki bazı yeni yapılar eklenmiştir. Kral Ferdinand I eşi için, Belvedere yazlık sarayını inşa ettirmiştir.
Old Town Meydanı ve Astronomik Saat
Şehrin en kalabalık ve en önemli meydanı. Tüm turistlerin ilk ziyaret yerlerinden olan bu meydanın etrafı tarihi yapılarla çevrili. Bu meydan 10.yy kurulmuştur. Uzun tarihi, meydanın çeşitli uzun mesafeli ticaret yollarının kesişimini oluşturduğu ve bir pazar olarak hizmet verdiği 11.yy’a kadar uzanmaktadır. O zamanlar tüm Avrupa tarafından bilinmekteydi.  
Bu meydanda atlı arabalarla tur atabilir, kızarmış domuz ve sosis tezgahlarında karnınızı doyurabilirsiniz.
Bazı açık hava kafelerinde otururken ya da etrafta gezerken, büyüleyici sembollerle güzel pastel renkli Roma ya da Gotik orijinli binaların görüntüsünü özlemeyeceksiniz. Buradaki en belirgin manzaralar Tyn’in önündeki Meryem Anamız Kilisesi ve Astronomik Saat Kulesi’dir. 
Saat oldukça eğlenceli bir turistik mekandır. 9:00’dan 21:00’a kadar her saat on iki havarinin göründüğünü izleyebilirsiniz. Güneş’in, Dünya’nın ve Ay’ın konumlarını da gösteren saat, 15. yüzyılda Profesör Jan Ruze (Hunuş Usta) tarafından yapılmış. Ustanın ünü dünyaya yayılınca, kral rahatsız olmuş. Ustanın başka bir yerde tekrar böyle bir saat yapmasını engellemek için Hunuş Usta’nın gözlerine mil çektirmiş. Kör olan Hunuş Usta bu duruma dayanamamış, saate zarar verip intihar etmiş.Kulenin üstündeki  kuklaların ve  figürlerin vermek istedikleri mesajlar var. Saatin altındaki heykel figürler; bilime, adalete, astronomiye ve eğitime önem vermemizi hatırlatmak içinmiş. Üstteki kuklalar ise: Elinde ayna tutan figür, kibir ve kendini beğenmeyi; elinde altın kesesi tutan Yahudi, açgözlülük ve faizciliği; iskelet, ölümü; mandolin çalan Osmanlı ise  keyfi ve eğlenceyi sembolize ediyormuş.
Jan Hus heykeli, kendisini çevreleyen tarihi binalar arasında merkezi konumdadır. Heykel reformcunun yenilikçi görüşlerinden ötürü, yakılarak öldürülen din adamı Jan Hus anısına, 500. ölüm yıl dönümünü belirtmek için 6 Temmuz 1915’te dikilmiştir. Başta heykelin modern stiline karşı yapılan protestoya rağmen, heykel Çek kimliğinin bir sembolü olarak durmaktadır.
Tyn Kilise'si gotik tarzda ve 80 metre yüksekliğinde görkemli bir ikiz kuleye sahiptir. Karşısında bulunan Belediye Binasının kulesi ile birlikte kilometrelerce öteden görülebilmektedir. Kilise 14.yüzyılda inşa edilmiş olup, şehri ziyaret eden yabancı tüccarlardın ana ibadet merkezi olmuştur. Kilisenin Hussite meselesi ile yakın bir ilişkisi bulunmaktadır ve bu görkemli yapı ziyaret edilerek bu çağ ile ilgili birçok tarihsel bilgiye ulaşılabilir.
Charles Karl Köprüsü

Kral IV. Karl tarafından yaptırılan köprünün mimarı Peter Parler’dir. Yapımı 1357-1400 yılları arasında tamamlanmıştır. 516 m uzunluğunda, 10 m genişliğindeki köprü, günümüzde yaya trafiğine açıktır ve şehrin turistler tarafından en çok ilgi gören yeridir. Yapıldığı dönemde köprü kalesi olarak da kullanılan bir tahkimat olan yapının iki ucunda birer kule yer alır. Köprünün üstünde 30 tane heykel vardır. Aziz John Nepomuk heykeli, en ünlü olanıdır.


Köprü üzerindeki 30 barok heykel arasında kayalık bir mağarada yer alan ağzı demir parmaklıklı bir zindana kapatılmış inançlı bir Hristiyan, dışarıda kayalara yaslanmış göbekli,sarıklı,koca palasını kuşanmış Osmanlıya yalvarıyor konulu heykelde dikkatimi çekti.
St. Nicholas Church

Bu muhteşem Barok kilise Kilian Dientzenhofer tarafından 1704 ile 1755 yılları arasında inşa edilmiştir ve Avrupa’daki en güzel Barok kiliselerden birisidir. Yapı 1735’te tamamlanmıştır. Tavanda St. Nicholas ve St. Benedict’in hayatından sahneler gösteren resimlerle birlikte muhteşem bir de avize bulunmaktadır. Güney cephe azizlerin resimleri ile süslenmiştir. Yalancı mermer ile süslenmiş olan yapıya halk arasında düğün pastası adı verilmiştir ve Prag barok mimarisinin klasik bir örneğidir. 
Meydanda sürekli klasik müzik konseri için bilet satanlar var, ama ben bu kilisenin karşısında büyülenirken içinde de konser olduğunu duyunca hiç fırsat kaçırmadım ve harika bir konser dinledim. İçeride W. A. Mozart’ın Prag’da ilen çaldığı ve dört yıl sonra cenaze ayininde anısına çalınan Barok Piyano bulunmaktadır. St. Nicholas Kilisesi aynı zamanda yaz aylarından oldukça popüler bir konser mekanıdır. Bu kilisenin yakınlarında atların çektiği faytonları kiralayarak Lesser Town Meydanını dolaşabilirsiniz.
Lesser Town Kulesi &  Meydanı 

    Mala Strana Meydanı'nda ben:)

Birisi Karl Köprüsü diğeri Lesser Town (Mala Strana)’da bulunan kulelerdir. Old Town’dan gelenler için giriş kısmı Lesser Town’da bulunmaktaydı. Buradaki kule 15. yüzyılda inşa edilmiştir. İnşasında Old Town Bridge Tower’dan esinlenilmiştir. Lesser Town Bridge Towers’ın diğeri Judith Tower’dır. Prag Köprüsü’nün kalan tek kısmı olan Judith Tower, 1342 yılında sel felaketi nedeniyle zarar görmüştür.

Franz Kafka Evi & Müzesi



Kafka'nın Evi (Kale içinde)


Kafka'nın Müzesi

Dönüşüm, Dava, Kale ve daha birçok modern klasiğin yazarı olan Kafka kesinlikle Prag’da yaşamış olan en tanınmış yazardır. Almanca konuşmasına ve bir Yahudi olmasına rağmen, Kafka bir Çek yazarının olabileceği kadar şehre bağlıydı. Kafka’nın doğum yeri Eski Şehir Meydanı’na çok yakındır ve yazar kısa yaşamı boyunca buradan yüz metre uzağa çok nadiren gitmiştir. Kafka'ya ait müze, heykel, sokak isimleri ve kafeleriyle Avrupa yine sanatçısına iyi sahip çıkıyor.
Wenceslas Meydanı

            St. Wenceslas (Vaclav) atlı heykeli ve hemen arkasında da Ulusal Müze bulunmakta.
Ana şehir meydanlarından biridir. Meydan, Orta Çağ’da at pazarı olarak kullanılmaktaydı. Prag New Town kısmının iş ve kültür merkezi olan meydanda birçok tarihi olay gerçekleşmiştir. Gösteri, kutlama ve diğer kamu toplantıları için popüler bir adrestir. Meydan, adını Saint Wenceslas’dan almaktadır. Prag’ın tarihi kısımlarından biri olan Wenceslas Square, UNESCO dünya tarih mirası listesindedir.Meydanda görebileceğiniz yerlerden biri National Museum (Ulusal Müze) dır. St. Wencela Anıtı (1969 yılında Jan Palanch isimli bir üniversite öğrencisi Varşova Paktını protesto etmek için kendisini bu meydanda yakmıştır.) ve Jan Palach Abidesi bu meydandadır. Turistlerin uğrak noktalarından biri de Kavarna Evropa Cafe’dir.
1989 Kasım’ında polis şiddetine karşı Wenceslas Square’de yapılan protestolar Kadife Devrimi’ne neden oldu ve en önemlisi Çekoslavakya’da komünizmin bitişini sağladı.
Ulusal Müze

1818 yılında kurulan Ulusal Müze de Bohem, Moravia ve Slovakya Ön tarihi; Mineral Bilimi, Taşbilim, Fosil Bilimi, Zooloji ve Antropoloji-İnsan Kemikleri konuşuyor, Kemik Bilimi koleksiyonları (Memelilerin iskeletleri). Bazen, Nümizmatik Bölümü’nün Sergisi – Avrupa Ülkeleri’nin 19. ve erken 20.yy’larda Düzen ve Dekorasyonları yer almaktadır.
Belediye Binası ve Power Tower
Belediye binası tüm parıltısı ile Namesti Republky meydanını aydınlatıyor. 20. yüzyılın başında yeni sanat tarzı ile inşa edilen binanın iç kısmı iyi korunmuştur. Bu alan aslında 1383 yılında Kral Wenceslas IV’ye ev sahipliği yapsın diye yapılmıştır. Sonrasında askeri akademi olarak kullanılmış 1903 yılında da yıkılmıştır. Bunun üstüne 6 yıllık bir çalışma sonucunda 1911 yılında yapılmıştır.

Eski şehir kapılarından biri ve gotik bir kuledir. Şehrin sembollerinden olan yapı, Old Town’da bulunmaktadır. 1475 yılında yapılan kule şehirdeki on üç kapıdan biridir.  Şehir büyüdükçe önemini yitiren kule 17. yüzyılda barut deposu olarak kullanılmıştır.
Devlet Tiyatrosu
19. yüzyılın sonunda inşa edilen yapı Çek Cumhuriyeti’nde özgürlük ve kültürün sembolü olmuştur. 

Bu binanın tam karşısında köşede Nazım Hikmet'in de sık sık gittiği Cafe Slavia vardır. Mutlaka uğrayıp bir kahve içmenizi tavsiye ederim.
Nazım Hikmet / 17 Ocak 1957 Prag'da yazdığı bir şiir
Saat elifi elifine dokuz.
Bu dakka bu saniye
Hiç kimse bana düşman değil
Ve hiç kimse geçmiyor aklımdan 
Geçilmiş kıyılar geri gelebilir diye
Bu dakka bu saniye
Sen beni seviyordun canım
Hiç kimseyi hiçbir zaman sevmediğin gibi..




St Agnes Manastırı
Avrupa’daki en eski manastırlardan biridir. Çek Cumhuriyeti’ndeki en eski gotik bina olan yapı, Kral Wenceslas I’in kız kardeşi St. Agnes tarafından 1231 – 1234 yılları arasında yapılmıştır. Yapılış amacı fakir kadınlara bir ev olmasıdır. 

Rudolfinum 
Vlatava Nehri kıyısında bulunan bir müzik oditoryumudur. Neo Rönesans tarzında inşa edilen yapı Jan Palach Meydanı’nda bulunmaktadır. 1876 – 1884 yılları arasında inşa edilmiştir. Ulusal Tiyatro’dan sonra Prag’daki en önemli neo Rönesans yapıdır. Rudolfinom, günümüzde Çek Filarmonik Senfoni Orkestrası’na ev sahipliği yapmaktadır. Orkestra yıl boyunca Dvorak Hall’da klasik müzik konserleri vermektedir.
Petrin Tepesi & Petrin Kulesi

Prag’a hakim bir tepedir. Daha önce Kral Charles’ın bağı olarak kullanılan tepede yetişkinler ve çocuklara yönelik olabilecek birçok yer bulunmaktadır. Tepe, bir televizyon kulesi ve minyatür Eyfel Kulesi ile tanınmaktadır. Burada görülebilecek yerlerden biri Mirror Maze’dir. Aynalarla dolu bir holden oluşan yapı hem yetişkinlere hem de çocuklara hitap etmektedir. Tepede ayrıca at turlarına katılabilirsiniz. Tepedeki gül bahçesi de kaçırılmaması gereken bir noktadır.
Dans Eden Ev

1992 yılında inşasına başlanan Dans Eden Ev Hollanda kökenli bir sigorta şirketi olan Nationale Nederlanden’in inşa ettirdiği binasına verilen takma isimdir.Bu kadar gotik ve barok yapının arasında bir anda karşınıza çıkınca şaşırıveriyorsunuz.
Schwarzenberg Sarayı

Prag Kalesi yakınında bulunan bir kaledir. En güzel korunmuş Rönesans saraylarından olan yapı, duvarlarındaki siyah ve beyaz grafiti süslemelerle süslüdür. 1541 yılında bir yangın sonucu zarar gören saray sonrasında tekrar inşa edilmiştir. 
Josefov Yahudi Mahallesi 




Old Town Meydanı ile Vlatava Nehri arasında yer alan Josefov’ın tarihi 13. yüzyıla kadar gider. Bu dönemde Yahudi Birliği şehirde sorunlar yaşamaya başlamıştı. Yüzyıllar içerisinde Josefov nüfusu daha fazla olan bir ghetto haline dönüştü. 18. – 19.yüzyıllarda yapısal değişikliğe de uğrayan Josefov, günümüzdeki görünümünü bu dönemde yapılan değişikliklere borçludur.
Old-New Synagogue

Prag’da bulunan Avrupa’nın en eski sinagogudur. 1270 yılında gotik tarzda inşa edilen sinagog, hala aktif olarak kullanılmaktadır. Old Town’da Yahudi kesiminde bulunan sinagog sadece 1942 – 1945 yılları arasında kullanılamamıştır. Yahudi Birliği’ne üye olan sinagogda düzenli ayinlerin yanı sıra dini törenler de düzenlenmektedir.
İspanyol Sinagogu


Karl Meydanı 
New Town’da yer alır. 70.000 metre karelik alan üstüne kurulu olan meydan Orta Avrupa’daki en büyük meydandır. Asıl kuruluş amacı şehre bir hayvan pazarı kazandırmaktır. Fakat daha sonra bu işlevi değişmiştir. 1348 yılında Charles IV zamanında kurulan meydanın bir kısmı 1860’larda parka dönüştürülmüştür. 
Church of Our Lady Victorious 
Dış tasarımı barok tarzdadır. Aslında Prag’da bu tarzda inşa edilen ilk kilisedir. 1613 yılında Giovanni Maria Filippi tarafından yapılmıştır. Orijinal adı “the Holy Trinity” (Kutsal Üçlü) dir. İçerisinde 47 cm uzunluğunda bebek İsa’nın balmumu heykel çalışması bulunmaktadır. Bugün Bebek’in gardrobu dünyanın her yerinden bağışlanmış 70’ten fazla kostümden oluşmaktadır; bunlar dini takvime göre düzenli olarak değiştirilmektedir.

Nerudova Caddesi
Prag Kalesi’ni Karl Köprüsü’ne bağlayan tarihi sokaktır. Sokak ismini 19. yüzyıl Çek yazar ve gazetecisi Jan Neruda’dan almaktadır. Caddede birçok otel, restoran ve küçük mağaza bulunmaktadır. Evlere numara vermek Prag için yeni bir özelliktir. Evler, birbirinden önceden işaretler ile ayrılmaktaydı. Cadde de bu tarz evleri görmek mümkündür.
Kampa Adası

Vlatava Nehri üstünde bulunan en büyük adadır. Ada üzerinde en çok ziyaret edilen nokta Museum Kampa adındaki modern sanat müzesidir. Prag’daki en güzel yerlerden biri olan adaya Karl Köprüsü’nden kolaylıkla bir merdivenle ulaşılabilmektedir. Vlatava Nehri yakınında güzel zaman geçirmek ve bu atmosferin tadını çıkarmak için ada bulunmaz bir seçenektir.
Wallenstein Sarayı

17. yüzyılda Albrecht von Wallastein için inşa edilmiş barok bir binadır. 1624 – 1630 yılları arasında inşa edilen saray askeri komutan Wallastein için yapılmıştır. 23 odası ve birçok bahçesi bulunan saray, Mala Strana’da bulunmaktadır. Yapı, günümüzde Çek Senatosu’na ev sahipliği yapmaktadır. Sarayın bahçesi ziyarete açıktır ve ücretsizdir.
Estates Theatre 
Prag’da bulunan tarihi bir tiyatrodur. 1783 yılında açılan tiyatro neo klasik tarzda inşa edilmiştir. Avrupa’nın en güzel tiyatrolarından sayılan yapı, Mozart’ın Don Giovanni operasını tanıttığı yer olarak da bilinmektedir. Tiyatronun Carl Maria von Weber, Angelica Catalani, Niccolo Paganini gibi ünlü isimlerle bağlantısı vardır. Günümüzde birçok opera, bale ve tiyatro oyunu burada izlenebilir.
Carolinum
Old Town’da bulunan bir bina kompleksidir. Prag gezilecek yerler listesindeki gotik tarzda inşa edilmiş bir diğer yapıdır. Charles Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan Carolinum içerisinde Merkezi Avrupa’nın en eski yurtlarından biri bulunmaktadır. Yurt, adını İmparator Charles IV’den almaktadır. Charles Üniversitesi 1348 yılında kurulmuştur. Başta merkezi bir binası olmayan üniversite bünyesinde sonrasında birçok kısım inşa edilmiştir.
Strahov Manastırı
1149 tarihinde kurulan bir manastırdır. Prens Vladislav II tarafından kurulan manastır Petrin Tepesi ve Prag Kalesi’nin arkasında bulunmaktadır. Şehirden uzak bu yerde ruhani bir ortam sağlayan manastır, Aziz Augustine’in öğretilerini takip etmek için kurulmuştur. 1258 yılında yangından zarar gören manastır gotik tarzda yeniden inşa edilmiştir.
Clementinum 
Prag’da yer alan tarihi bir bina kompleksidir. Son zamanlara kadar Ulusal, Üniversite ve Teknik Kütüphane ve Şehir Kütüphanesi bulunmaktaydı. 1232 yılında inşa edilen yapı, Old Town’daki en büyük ve en eski bina kompleksidir. Karl Köprüsü yakınında bulunmaktadır. İçerisindeki en önemli noktalar şunlardır: Mirror Chapel, Baroque Library Hall, Astronomik Kule, St. Salvador and St. Clement’s Church.
Vrtba Garden
Avrupa’daki en büyük ve güzel barok bahçelerden biridir. Petrin Tepesi’nde bulunan bahçe 1720 yılında Jan Josef tarafından yapılmıştır. İtalyan tarzında inşa edilen Vrtba Garden’ın inşası 5 yıl sürmüştür. Birkça kattan oluşan bahçe birbirine merdivenler ile bağlıdır. Bahçe, Vrtba Palace’ın arkasında bulunmaktadır. Karmetliska caddesinden yürüyerek ulaşılabilir.
Prag Hayvanat Bahçesi 
Prag’da 1931 yılında açılan hayvanat bahçesidir. Yıl boyunca açık olan yer Forbes Traveler Magazine tarafından dünyanın en iyi 7. hayvanat bahçesi olarak nitelendirilmiştir. Şehir merkezinden biraz uzak olan hayvanat bahçesine toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür. Hayvanat bahçesi içerisinde 650 tür ve 5000 e yakın hayvan bulunmaktadır.
Jindrisska Tower


Prag gezilecek yerler listesindeki bir diğer kule olan Jindrisska Tower gotik dönemden kalma bir kuledir. 1472 – 1476 yılları arasında inşa edilen kule inşa edildiğinden bugüne birçok kez yenileme çalışması geçirmiştir. Kule’nin en üst kısmında panoramik Prag manzarasını izlemek için uygun bir yerdir. Buradan Wesceslas Meydanı ve Ulusal Müze görünebilir. 6. Katında Prag kuleleri ile ilgili bir sergi ve hediyelik eşya mağazası bulunmaktadır. 7. ve 8. katında da akşam yemekleri için ideal bir restoran bulunmaktadır.
Kuklalar

Çek’ler kukla yapımı ve sanatında uzmanlarmış,  haliyle pek çok  kukla satan dükkan var. Öyle basit kuklalar değil, irili ufaklı, çeşit çeşit. Almayı düşünmüyorsanız bile, masal şehrinde, masal kahramanlarıyla beraber olmak için içeri girmenizi öneririm.
En Dar Sokak
Prag’da yürürken dünyanın en dar sokağını gördük; aslında daha dar iki bina arasından geçmişliğim var ama burası numaralı, kayıtlı, tescilli hatta ışıklı bir sokak. İki kişinin yanyana geçmesi mümkün olmadığı için ışık konmuş. Sokağa girerken düğmeye dokunarak kırmızıya dönmesini bekliyorsunuz. Sonra da geçiyorsunuz. Yani yeşilde geç, kırmızıda dur.
Karlova sokağının daracık köşelerinde kristalciler, kuklacılar, şık hediyelikler satan dükkanlar dizilmiş. Hepsi restore edilmiş ve genel çizgilerini koruyan barok yapılar. Birçoğunun cephesinde,ilk yapıldıkları günlerdeki işlevlerini hatırlatan figürler var,bunlardan bazıları da aile isimleri ile ilgili armalar ve koruyucu amaçlı dinsel semboller var. İsa,Meryem,balıkçı,dümen,keman,yılan,ıstakoz ve tiyatro ile ilgili semboller cepheleri süslüyor.




Prag'da gezilecek yerlerin hemen hemen hepsinden bahsettim, eğer vaktiniz var ise Prag'a yakın yerlerdeki turistlik yerleri de gezmenizi tavsiye ederim. 
Boat Tur & Prag Birası

http://fistikyesili.com/2012/01/03/prag-rehberi-biralar/

Prag günün her saati oldukça güzel bir şehir olsa da, gece şehre ayrı bir güzellik katmaktadır. Güneş battıktan sonra, titrek ışıklar en iyi şehrin merkezinden geçen Vltava Nehri’nden görülebilen tarihi binaları aydınlatır. Bu turlarda denizci kıyafetli hostesler sizi karşılıyor ve meşhur Prag biralarından ikram ediliyor.


Çekler “Pek özel bir yemeğimiz yok” diyor; bu yüzden de Prag’da dünyanın her yerinden lokanta var. Çek mutfağı Alman, Macar ve Polonya mutfağının etkisi altında. Döner ve kebap Arapların kontrolünde.  Et genellikle ilginç şekilli tatlımsı ekmekler, tatlı soslar ya da patatesle servis ediliyor. Rosto ve gulaş çok popüler. Bu arada hemen her yerde bizim “kağıt helva”lardan var ama bizimkinden  tatlı. İçecekte ise “bira” tek geçilir! “Ben bira sevmem” diyenler için bile vazgeçilmez bir lezzet; çok hafif, acımsı da değil. Birasını kendi üreten restoranlar avantaj.  Urquell birası en yaygın olanı, Krušovice olan siyah bira ise gerçekten lezzetli.
Prag-Karlovy Vary yolunda Krusdvice bira fabrikasının fıçı şeklindeki tadım yerlerine uğramanızı da tavsiye ederim. 
Kutna Hora & Kemik Kilisesi 
Prag’a 70 km mesafe uzaklıkta  bulunan Kutna Hora bölgesinde,  her yıl 200 bin kişinin üzerinde ziyaretçi alan bu küçük roma şapeli bulnuyor. Katolik mezarlığı şapelinin alt katında bulunuyor. Şapel’in meşhur olmasındaki unsur Şapel’de muhafaza edilen 40.000 insanın iskeleti ve bu iskeletlerden 10.000 insana ait olanlarının sanatsal olarak çalışılarak Şapel’in bu kemikler ile dekore edilmesidir.
15’ci yüzyılın erken döneminde mezarlığın ortasına iki katlı gotik tarzında bir mezarlık şapeli yapılıyor. Şapelin yapımı esnasında çıkartılan kemikler(sadece 14. yüzyılın ortasında veba hastalığından ölenler 30.000 kişi olduğu tahmin ediliyor) Şapel’in alt katında istifleniyor ve o zamandan itibaren de orası Ölülerin Kemiklerinin Konulduğu Yer olarak (Ossuary) kullanılıyor.
Karlovy Vary 



Batı Bohemya'da 1370 yılında İmparator Charles IV tarafından kurulan, kaplıcaları ile ünlü olan kasabadır.
Turistlerin en çok ilgi gösterdiği yerler arasında yer alır.  

Terezin Toplama Kampları




Prag’dan 60 km kuzeyde ya da Litomerice’den sadece 8 km uzaklıkta bulunmaktadır.

18.yyın sonunda Prusya’ya karşı krallığın korunması için İmparator II. Joseph tarafından inşa edilmiş eski garnizon kasabası tamamen değiştirilmiş ve II. Dünya Savaşı sırasında bir Yahudi Getto’su haline dönüştürülmüştür (ve son varış noktaları Nazi’lerin Auschwitz toplama kampı olan Yahudiler için bir geçiş kampı olarak kullanıldı). Savaşın sonuna kadar 150.000 Yahudi Terezin’den geçmiş ve diğer 35.000’i hastalıktan ve açlıktan ölmüştür. Aynı zamanda Almanlar, Kızıl Haç ziyaretçilerini bunun gelişen bir kültürel ve  ticari merkez  olduğuna ikna ederek Terezin’i saptırılmış propaganda amaçlarıyla kullanmışlardır. Şimdi Terezin, binlerce Yahudi’nin öldüğü İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık geçmişini anımsamaktadır.
Amsterdam'da gördüğüm Yahudi soykırımından kaçan  Anne Frank'in evinden sonra  "Hayat Güzeldir" ve Schindlerin Listesi filmini tekrar izledim:(